Ama Gidemezsin Yaz

ama gidemezsin yaz sonbahar elini ovuşturup dururken
şen şakrak bir zakkum dümbeleğiyle inletirken geceyi
iğne yapraklarını yağdırır saçlarımıza ince ayaklarıdır
kırılır çıt diye çamların arasında ağustos böcekleri

arabaların gümbürtüsünden kaçarken düştün adaya
promosyon olarak tam yedi buçuk köpek verdiler
yarım köpek bir yavruydu ısırmasını bilmeyen
havlamasını bilen fakat korkutan perileri

ama gidemezsin yaz oturacaksın vakit gelmedi
eşyalarını toplaman heyhat bir ömür sürer
bavula sığmaz denk yapsan bir koca bahçe
sararır şaşkın iplerin arasında aşk günleri

parlak görünse de ay islidir bu yolculuk
hattatların parmak izleri kalır üstünde
bir vav ilişseydi kulaklarında çınlar
iki dize iki inci küpe kadar sihirli

ama gidemezsin yaz pasaportuna el koydu bulutlar

A. Ali Ural