İNSANIN DİNAMİKLERİ YÖNÜNDEN “Raf Ömrü” – Ahmet Karpınar

Ali Ural’ın 2019 yılında kaleme aldığı kitabın ön sözünde babam bana kitap oku demedi fakat onun elinde hep kitap gördüm ifadesiyle insanın özellikle okuma dinamiklerini yargılamaktan ziyade onu anlamaya yönelten, iç dinamizmine bıçak atan, eğitici ve öğretici metinlerden oluşuyor. Jean Jacgues Rousseau’dan, Borges’ten, Knut Hamsun’dan, Shakespeare’den, Gogol’dan, Kafka’ya kadar uzanarak insanın bilinçaltı kurgusal yapısını deşmeye özen gösterir nitelikte.

İnsanın varoluşsal sebebini anlamanın yolu Robinson mu Hak Bin Yakzan mı olmak gerekiyor? Kendi karantinasında kalan insan madde ile mana arasında sıkışıp kaldığında direncini kıramadığı isteklerine karşı ıssız bir ada yaratmayı işaret eder ve bütün insanlar hürdür aslolanı keşfettiğinde. İçine ışık sızdırılamayan bir karanlıktı beyaz adam, hiçbir Şarklının bir Batılıyı yaşlanıp bozulmuş haliyle görmesine izin verilmediği gibi hiçbir Batılı da kendi görüntüsünün bağımlı ırkın gözlerine dinç, akılcı ve her zaman tetikte olan genç bir raca’dan farklı bir şey olarak yansıma olasılığına katlanmak zorunda kalmıyordu korku ve açlık mizanında. Belki de iki yabancıyız dünyada. Kimimiz gün ışığını görene kadar kimimiz ise hiçliğin ve saçmalığın felsefesini anlayana kadar. Kendimleyim Diyoje’nin çatlak feneriyle yürüyüşlerde. Ruhum kendim için sosyolojik bir harita değilsin artık. Düşündürücü ve kurgusal üslubun korkutmuyor aksine denizine dönen dalgalar gibi. İç dünyama ulaşan cımbız muazzam ölçüde güçlü. Bu medcezirler sonrasında biz nereye aitiz?

Yaşadıklarından öte kendini robotlaştırıp bir makine haline dönüştürerek salt kalemiyle yaşayan kimliğini ve kalemini unutan bir yazardan söz edebilir miyiz? Ali Ural kendi kitaplığına, kendi açlığına götürüyor adeta. Açlık bu, bir köpeği öne sürerek bir parça kemik isteyebilir kızarmadan yüzü. Bir köpek maskesiyle koşabilir şehrin sokaklarında. Kimse tanımaz onu karanlıkta. Karanlıkta ölünmüyor çünkü. Ölüm her yerde. İvan İlyiç de ölmüş. Ölüm perdeyi sıyırıp da bir cenazenin yüzünde gülümseyince hayatın tadı tuzu kalmıyordu. Ölüyü ve ölümü hiç bu kadar yakından görmemişti benlik.

Ali Ural’ın okuma serüvenine dair notlar aldığımız, kendisine dair notlar aldığımız kitabında kendisine kattığı derinliğe, farklı bakış açılarını, içindeki yanmayı bekleyen imgeleri görmekteyiz. Muhatap alınan kişiler ve metaforlar geniş bir zihin eşelenmesinden geçiyor. Sıkmadan ve akıcı bir şekilde ilerliyor. Satır aralarında not almanız ve altını çizmeniz gereken tanıdık tasvirlerden uzak kalıyorsunuz. Raf Ömrüyle kendinizi kısıtlı gibi görünse de geniş bir kütüphanenin içinde bulacaksınız.

Teferrüc Sayı 26 2025 Ocak Şubat Mart